BEbeginizin Goz Rengi Ne olcak

Bebeğinizin gözlerinin ne renk olacağını merak ediyorsanız, size bazı ipuçları verebiliriz. Çünkü gün geçtikçe ilerleyen genetik bilimi, basit kalıtım kurallarıyla, bebeğinizin göz rengini doğumdan önce tahmin edebiliyor.

Hem anne hem baba mavi gözlüyse
Mavi rengi belirleyen allel baskın olmadığına göre, mavi gözlü anne ve babada bu allelden ikişer kopya var demektir. Bu durumda bebek, annesinden de babasından da birer mavi allel katılacak ve gözleri mavi olacaktır.

Ebeveynlerden biri mavi diğeri kahverengi gözlüyse
Gözü kahverengi olan ebeveynin göz rengini belirleyen allerlerden biri kesinlikle kahverengidir. Diğer allelin ise, kahverengi ya da mavi olma olasılığı vardır. Bunu anlamanın bir yolu, o bireyin anne ve babasına yani büyükanne ve büyükbaba adaylarının göz rengine bakmaktır. Büyükanne ve büyükbabadan birinin gözleri maviyse, kendisinde de bir mavi allel var demektir. Bu durumda bebek ya bu mavi alleli ya da kahverengi alleli kalıtabilir.
Öyleyse bebeğin mavi gözlü olma olasılığı yüzde 50’dir.
Büyükanne ve büyükbabanın gözleri kahverengiyse, bebeğin göz rengini tahmin etmek biraz daha zorlaşır. Varsa, büyükanne ve büyükbabanın kardeşlerine bakmak gerekir. Biri mavi gözlüyse ailede mavi bir allel var demektir. Bebek bu mavi alleli kalıtırsa mavi gözlü olur. Kahverengi gözlü ebeveynin her iki alleli de kahverengiyse, bir mavi allel kalıtacağı için genlerinde mavi alleli taşır.

Hem anne hem baba kahverengi gözlüyse
Bu durumda, her ebeveyn ya iki kahverengi ya da bir kahverengi bir de mavi allel taşır. Her iki ebeveyn de kahverengi allelden ikişer kopya bulunuyorsa, bebeğin mavi gözlü olma olasılığı yoktur. Ebeveynlerden birinde allellerin her ikisi de kahverengi, diğerinde allerlerden biri kahverengi diğeri diğeri maviyse, bebek mavi alleli kalıt da, kahverengi maviye göre baskın olduğu için bebek kahverengi gözlü olur. Bebeğin mavi gözlü olabilmesi için, her iki ebeveynin de bir kahverengi bir de mavi allel taşıması gereklidir. Bebek annesinden ve babasından bu mavi alleli kalıtırsa, mavi gözlü olur. Böyle bir durumda her bebek için mavi gözlü olma olasılığı yüzde 25’tir.

Healthsaglik.Com health saglik bilgisi sitesinde Bu healthsaglik toplamda 8, bugün ise 0 kez görüntülenmistir.

Yorum Yok »

Nicknizi Yazip:

healthsaglik indir mirc

Soguk Catlaklarinda ilkyardim

a.İlk önce hastanın’ genel sağlık durumunun düzeltilmesi gerekmektedir. Bu yüzden hastanın ısmabilmesi için, sıcak şeyler yemesi ve içmesi gereklidir.

b.Hastanın birden değil yavaş yavaş ısınması gerekir. Bunun için hasta hemen sıcak bir yere götürülmemelidir.

c.Mevcut olabilecek ağrılar için kendisine ilâç verilmelidir. Aspirin ve buna benzer ilâçlar genellikle bu durum için yeterlidir.

d.Etkilenen alan yavaş yavaş normale döndürülmeli ve egsersiz-yaptırılmalıdır. Kesinlikle ve hiçbir şekilde sert masaj veya ovmalara tâbi tutulmamalıdır.

e.Soğuk çatlaklarına mâruz kalan kısım temiz ve kuru bir bandajla örtülmelidir.

Healthsaglik.Com health saglik bilgisi sitesinde Bu healthsaglik toplamda 4, bugün ise 0 kez görüntülenmistir.

Yorum Yok »

Nicknizi Yazip:

healthsaglik indir mirc

Bobrek idrar yollari Taslari

Böbrek taşları en sık görülen ve ağrıya neden olan böbrek rahatsızlıklarından biridir. Erkeklerin 10%’unda ve bayanların 3%’ünde hayatlarının bir döneminde böbrek taşı oluşur.

Ve bunların çoğunda , başka taş gelişimi ihtimali yüksek olduğu için , hastalık kronik bir hal alır.

Her biri yumruk büyüklüğünde olan böbrekler vücudun yan-arka kısımlarında yerleşmiş organlardır. Mesaneye üreter adı verilen dar tüplerle bağlanmışlardır. Böbrekler kanı süzen , faydalı Maddeleri tekrar vücuda geri alan , zararlı maddelerin idrarla atılımını sağlayan filtrelerdir. Böbrekten atılan idrar mesanede toplanır ve üretra adı verilen kanalla vücuttan dışarı atılır.

Nasıl Oluşur?
Böbrek taşları, çeşitli Minerallerin ve başka maddelerin böbrekte toplanıp, katı parçacıklar halinde çökmesi sonucu oluşur. normal koşullarda idrarda bulunan çeşitli kimyasallar bu çökmeyi engeller. Fakat bazı durumlarda bu koruyucu mekanizma etkisini yitirir. Eğer oluşan parçacıklar küçükse herhangi bir yakınmaya neden olmadan idrarla atılırlar. Daha büyük taşlar ise böbrekte veya idrar yolunda bir yerde takılıp tıkanmaya yol açabilirler.

Taş hastalığının belirtileri nelerdir ?
-Özellikle yan bölgelerde olmak üzere çok şiddetli, kıvrandırıcı ağrılar
-Ağrı ile beraber bulantı ve kusma
-İdrarda kanama
-Sık tekrar eden idrar yolu enfeksiyonları
-Ailenizde taş hastalığının bulunması
-Çocuklarda karın ağrısı, iştahsızlık, idrar yolu enfeksiyonları

Taş hastaları neler yapmalıdır ?
-Mutlak surette her Gün yeteri kadar Sıvı alınması (2-2.5 lt, 10-12 bardak)
-Sık tekrar eden taş hastalığı durumunda yiyeceklerin düzenlenmesi
-Yeterince hareketli bir hayat (düzenli yürüyüşler, eksersizler)
-stresten uzak bir yaşam tarzının sağlanabilmesi
-6 ayda bir idrar analizi ile ultrasonografi incelemesinin tekrarı
-Vücutta taş oluşumuna yol açan sebeplerin aydınlatılması amacıyla kan ve idrar örneklerinin incelenmesi ve gereken tedavinin başlatılması
-Mevcut taşların büyümeden gereken önlemlerin alınması ve taşların uygun yöntemler ile temizlenmesi
-Düşürülen taşların analiz amacıyla biriktirilmesi ve inceleme amacıyla bu konu ile ilgilenen deneyimli merkezlere başvurulması

Nasıl teşhis edilir ?
Teşhiste hastanın şikayetleri yol gösterici olsa da, taşların belirlenmesinde günümüzde en sık uygulanan inceleme yöntemi ultrasonografidir. Hastalara herhangi bir uygulama zorluğu oluşturmayan, basit ve pratik bu uygulama ile idrar yollarındaki taşların çoğu tespit edilebilmektedir. Gerekli olduğu taktirde ilaçlı böbrek filmi (IVP) çektirilerek taşlar ve idrar yollarının boşlukları da görülebilmektedir.
Son yıllarda yine pratik,hızlı ve konforlu bir yöntem olarak devreye giren spiral tomografi tüm taşları çok kolay teşhis edebilmektedir. Hastalara ayrıca idrar tahlili yaptırmak suretiyle idrardaki kristalleri,kanama ve enfeksiyon durumunu değerlendirmekte gereklidir.
Böbrek taşlarında tedavi yöntemleri nelerdir ?

Böbrek taşlarının çoğu kendiliğinden düşme eğilimindedir. Tüm idrar yolu taşlarının yaklaşık 80’i ilaç tedavisi ile düşer. Taşın düşmesini etkileyen en önemli faktör taşın büyüklüğüdür. 4 mm’nin altındaki taşın düşmesi beklenirken, 6 mm’nin üzerindeki taşlar‘a müdahale gereklidir. Ayrıca, taşların şekli ve idrar yolundaki yerleşimi de düşmeyi etkileyen önemli faktörlerdir.

Tedavi Yöntemleri:
- Kendiliğinden yada ilaç yardımıyla taşın düşürülmesi
- ESWL ( şok dalgası ile taşları kırmak)
- Minimal invaziv girişimler (Kapalı böbrek taşı ameliyatı, kapalı üreter taşı ameliyatı)
- Klasik açık ameliyat yöntemi

Bu yaklaşımlardan hangisinin uygulanılacağı; taşın yerine, büyüklüğüne, idrar yollarına verdiği veya verebileceği zararına ve taşın cinsine bağlıdır. Günümüzde minimal invaziv tekniklerin gelişmesi sonucu klasik açık cerrahi, en az başvurulan ve en az tercih edilen metod olarak kalmıştır.

Taş kırma yöntemi (ESWL)

Günümüzde taşların tedavisinde uygulanan en kolay ve en az zahmetli yöntemdir. Vücut dışında oluşturulan şok (basınç) dalgalarının böbrekteki taşlar üzerine odaklanması ile taşların kırılması esasına dayanan modern,pratik ve ağrısız tedavi şeklidir. Ancak her taşın tedavisi için uygun olmayıp sadece çapı 2 cm.nin altındaki böbrek taşlarının en etkili tedavi şeklidir.Bu yöntemle taşlar küçük parçalara ayrıldıktan sonra vücuttan dışarı atılabilmektedir. Tedavi sonuçları başarılı olup, uygun hastaların seçimi çok iyi yapılmaktadır. Büyük taşlar,aşırı şişmanlık,kanama bozuklukları,idrar yollarında enfeksiyon ve idrar yollarında tıkanıklık bu yöntem için engel teşkil eden faktörlerdir.

ESWL Uygulaması
Üreteroskopi
Böbrek ile idrar torbası arasında yer alan üreterde (idrar kanalı) takılıp kalan taşların yine hemen hemen hepsi açık ameliyat yapılmaksızın endoskopik (kapalı, ameliyetsız) yoldan girişimler ile tedavi edilebilmektedir. İşlem sırasında ışıklı Alet ile önce idrar torbasına, sonra da taşın bulunduğu idrar kanalına girilerek ilerlenir ve taşın bulunduğu bölgeye gelince küçük taşlar değişik girişimler ile direkt dışarı alınır. Eğer taş büyük ise, olduğu yerde kırılarak küçük parçalara ayrılır ve bu parçalar tek tek temizlenir.Geri kalan çok küçük taşlar ise kendiliğinden dökülür. Bu yöntem sonrasında hastaya bir kesi yapılmadığı için hastanın iyileşmesi ve günlük aktivitelerine dönmesi çok hızlıdır. Bu yöntem özellikle idrar kanalının alt kısmında (idrar torbasına yakın) yerleşmiş taşların alınmasında ilk tercih edilen tedavi yöntemdir. Orta ve üst bölümde yerleşen taşların çoğu taş kırma yöntemi (ESWL) ile tedavi edilebilmektedir.

Üreteroskopi Uygulaması

Perkütan Taş Cerrahisi ( Kapalı Böbrek Ameliyatı) :
Taş kırma yöntemi ile tedavi edilemeyen veya kırılsa da dökülemeyecek büyüklükte olan taşların çoğunda hastalara açık ameliyat yapmadan, böbreğe endoskopik olarak tek bir kanaldan girilerek (kapalı yoldan) tedavi yapılabilmektedir.
Perkütan yoldan taşın cerrahi tedavisi ciltte açılacak küçük bir delikten böbreğe girilerek, böbrek içinde ki taşlar gözle görülebilmekte, sayısı ve büyüklükleri net bir şekilde değerlendirebilmektedir. Küçük olan taşlar kolaylıkla dışarı alınabilirken, büyük taşlar olduğu yerde kırılarak küçük parçalar halinde temizlenebilmektedir. Sadece tek bir kanaldan girildiği için bu yöntemin böbrek fonksiyonları üzerinde ciddi hiçbir etkisi olmayıp hayat kalitesi açısından da hastaya çok az zarar veren bir yöntemdir. Bu yöntem yüksek başarı oranları ile işlem sonrasında hastaların herhangi bir ameliyat yarası olmaksızın erkenden ayağa kalkıp, çok kısa sürede iyileşerek, aktivitelerine dönmelerine müsaade etmektedir.
Böbrek ve idrar yolları taşları

Healthsaglik.Com health saglik bilgisi sitesinde Bu healthsaglik toplamda 5, bugün ise 0 kez görüntülenmistir.

Yorum Yok »

Nicknizi Yazip:

healthsaglik indir mirc

Wilson Hastaligi Nedir

Wilson Hastalığı Nedir?

KaraciÄŸer, beyin ve gözde daha belirgin olmak üzere, vücutta aşırı miktarda bakır birikimiyle seyreden kalıtsal bir hastalıktır. Her ne kadar bakır birikimi doÄŸuÅŸtan itibaren baÅŸlarsa da hastalık bulguları ileri yaÅŸlarda (6 ve 40 yaÅŸlar) ortaya çıkmaktadır. Tanı konmuÅŸ en yaÅŸlı hasta 70 yaÅŸ üzerindedir. Dünyada yaklaşık olarak her 30.000 kiÅŸide bir görülmektedir. Hastaların %40′ı karaciÄŸere ait bulgularla baÅŸvurur. DiÄŸer hastalarda ilk semptomlar ya nörolojik veya psikolojik yada her ikisi ile; dalgınlık, kasılmalar, titremeler, konuÅŸma bozuklukları, ani kiÅŸilik deÄŸiÅŸmeleri uygunsuz davranışlar ve okul performansında bozukluklar, nöroz ve psikoz ile ortaya çıkar. Beyinin her iki yarısında bakır birikimi olmasına raÄŸmen semptomatik bulgular beynin bir yarısıyla ilgili olarak ortaya çıkabilir. Bir çok hastada Keiser- Fleicher halkası adı verilen gözün kornea tabakasında bakır birikimine baÄŸlı bir halka geliÅŸebilir. Bakır metabolizmasındaki bu bozukluklarda ATP7B gen mutasyonu suçlanmaktadır. Bu gen otozomal resesif olarak geçmektedir. İçme sularında 0.1 ppm den fazla bakır bulunuyorsa bu su Wilsonlu hastalarında riskli olabilir. Wilson hastaları hepatit A ve B aşısı olabilirler. Wilsonlu bayanlarda adet düzensizlikleri de gözlenebilir. Bayan hastalarda doÄŸum kontrolü için bakır içeren rahim için araç kullanımı önerilmez.

Tedavisi Nedir?

Tedavi vücuttan bakırı atan ve yeniden depolanmasını engelleyen ilaçların kullanılması ve bakır içeren besinleri yenmemsi (diyet) ile olur. Bir çok hasta çinko asetat, trientine veya penisilamin ile tedavi edilir. Penisilamin ve trientine bakırın idrarla atılışını arttırır ve yan tesirleri vardır. Trienten bu gün için en çok tercih edilen ve eğer çinko preparatı ile birlikte kullanılırsa çok daha tesirli olan bir ilaçtır. Şiddetli karaciğer ve nörolojik arazlı hastalarda ilk birkaç ayda bu 2 ilacın birlikte kullanımı tercih edilir. Çinko asetat bakırın emilimini bloke eder, dışkı ile atılımını sağlar ve ciddi yan tesirleri yoktur, sıklıkla tercih edilen ilaçtır. Tetrathiomolybdate, ümit verici deneysel bir ilaçtır. Nadir vakalarda karaciğer transplantasyonu gereklidir. Wilson hastalarının %5’inde karaciğer transplantasyonu gerekli olmaktır.
Wilson Hastaları İçin Diyet

Bir besin ürünün oluştuğu toprakta ve besin olana kadar geçtiği aşamalarda işlendiği yerlerdeki bakır içeriği ürünün içindeki bakır kapsamını belirler. Bakırsız diyet genellikle bakırdan zengin besinlerin yenmemesi ile olur. Bu besinler genellikle sakadatlar (karaciğer, dalak vs), kabuklu deniz hayvanları (midye, istiridye, yengeç, istakoz, karides vs.), saf buğday, kurutulmuş çekirdekler, bezelye ve çikolatadır. İçilen sudaki bakır miktarı eğer litrede 100 mikrogramdan fazla ise demineralize su (1 mikrogram/lt bakır içermelidir) kullanılmalıdır. Alkol kullanımı kesinlikle yasaktır. Alkol karaciğerdeki zararlanmayı iyice arttırır. Besinlerin üzerindeki etiketleri iyice okuyunuz. Yemekleri pişirmek için bakırlı kapları kesinlikle kullanmayınız. Bakır içeren rahim içi araç kullanımına da ayrıca dikkat edilmelidir.

Besin grupları olarak:

A) Et ve Proteinli Besinlerden: Sığır eti, yumurta, beyaz tavuk ve hindi eti serbestir. Organ etleri (sakadatlar: karaciğer, kalp, beyin, böbrek, dalak, yumurtalık vs), domuz eti, siyah tavuk ve hindi eti, kaz, ördek eti, somon balığı, midye, istiridye, deniztarağı, yengeç, karides, istakoz yasaktır.

B) Sebzelerden: domates dâhil bütün sebzeler serbesttir. Mantar ve sebze suları yasaktır.

C) Meyveler: meyvelerin çoğu [ticari amaçlı kurutulmuş meyveler (fındık, kuru üzüm, hurma, kuru erik) ve avakado hariç] serbesttir.

D) Ekmek ve Tahıllar: rafine undan yapılmış ekmek ve pasta, pirinç, yulaf ezmesi serbestir. Fırınlanmış taneli tahıllar (fasulye, mercimek, soya fasulyesi, darı, arpa, cereal), taze tatlı patates yasaktır.

E) Yağlar: tereyağı, mayanoz, kaymak, sıvı yağlar ve salata sosları (kapsamını inleyin) serbestir.

F) Süt ve süt ürünleri: Çikolata sütü, soya sütü ve kakao hariç tüm süt ve süt ürünleri serbesttir. (bazı ithal peynirlerin etiketi incelenmelidir)

G) Tatlılar: Fındık, çikolata ve kakao içerenler hariç genellikle serbesttir.

H) İçki ve meşrubatlar: kahve, çay, meyva suları, limonata serbestir. Bira, mineral suları, soya katkılı içkiler, bakır eklenmiş içkiler yasaktır.

Hastalığın Prognozu Nedir?
Eğer erken tanı konmaz ve uygun tedaviye başlanmazsa, Wilson hastalığı genellikle 30 yaşlar civarında hayatı tehlikeye sokabilie. Erken yaşlarda başlayan tedavi ile normal yaşam süresi beklenir.

Healthsaglik.Com health saglik bilgisi sitesinde Bu healthsaglik toplamda 6, bugün ise 0 kez görüntülenmistir.

Yorum Yok »

Nicknizi Yazip:

healthsaglik indir mirc

Maintaining An Allergy Free Environment Using Air Filters

If you have allergies caused by substances and microorganisms in the air, air filters are the solution to your needs. Allergy sufferers will want to grab the product which will improve their suffering. If you are allergic to airborne substances and microorganisms like dust mites or pollen, using an air purifier or an air filter can help you.

But, the degree of relief depends upon many other factors that are under your control. One type of air filter is the ionic air purifier. There are other kinds of air purifiers that may better suit your needs. There are filters that use electric attraction, and carbon filters to further cleanse and remove the impurities in the air. There are also filters which are placed in your home’s A/C unit. Through this, the filter cleans the air that is ventilated throughout your house. This would definitely increase the air quality in your house. If you are allergic to dust, then you should know the most effective ways to remove dust in your home. Using air purifiers is one solution. These aim to reduce the allergenic substances in your environment that is surrounding your home.

So what is an air purifier? An air purifier is equipment which is normally located in one room or area, and its primary job is to cleanse and filter the air. An air purifier may work differently depending upon its model and what it is made of. There are those units that you are obliged to clean and check on every once in a while and need replacement periodically. Some purifiers use a method of ionization to capture and remove allergen particles in the air and force airborne particulates to stick to exterior surfaces and the air cleaner sucks them up later on.

Using air purifiers is very beneficial to many families. Some families have air purifiers in each of their rooms and bedrooms. These filters, however, require regular cleaning. Some doctors recommend not using carpets and using vinyl flooring instead. Dust mite encasements are advised for use on all beddings in the house to prevent dust mites. Some families even have a portable air filter they take with them while they are on their vacation to ensure that they stay in a hotel room that is as safe as their house.

If you are using an air filter that needs some replacement or cleansing on a regular basis, you should examine it periodically to lengthen the life of your equipment. However, be careful in examining and checking the equipment. Follow the instructions or hire heating or cooling personnel to check it and replace parts. To ensure that you completely remove the dust, be sure to steam clean the carpets or remove carpeting altogether.

Healthsaglik.Com health saglik bilgisi sitesinde Bu healthsaglik toplamda 6, bugün ise 1 kez görüntülenmistir.

Yorum Yok »

Nicknizi Yazip:

healthsaglik indir mirc